ANTİBİOTİKLER BAĞIRSAKLARDAKİ PROBİOTİKLERİ ÖLDÜRÜYOR

ANTİBİOTİKLER BAĞIRSAKLARDAKİ PROBİOTİKLERİ ÖLDÜRÜYOR
16 Haziran 2017 tarihinde eklendi, 756 kez okundu.

KİMYASAL İLAÇLAR VE GÜBRELER DE …BİTKİLERİN DOKULARINDAKİ PROBİOTİKLERİ ÖLDÜRÜYOR.
..
İnsanın mide ve bağırsaklarının 3 oda 1 salon olduğunu artık iyice öğrendik.
Burada 100 trilyon canlı probiotik olduğunu iyice biliyoruz.
Bu mikro canlılar olan probiotiklerin hastalıklara yol açan patojenlere karşı amansız bir savaş yürüttüklerinide çok iyi kavramış bulunuyoruz.
.
Bağırsaklarımızda bulunan adına mikrobiota dediğimiz bağışıklık sistemine 2. beyin diyerek yaşamın merkezi olma payesinide verdik.
:
KİMYASAL ZEHİR : ANTİBİOTİK
Ancak kimyasal bir zehir olan antibiotiklerin hastalıklara yola açan mikropları öldürürken bütün diğer canlı mikroorganizmaları yani probiotikleride öldürdüğünü son 15 yıldan beride çok şükür anladık.
.
Antibiotiklerin insanlığın bağırsaklarına konulmuş nükleer bir bomba olduğunu bedelini çok ağır ödeyerek bütün insanlık öğrendi.
.
Probiotikler olmadığı zaman bağırsak florasının bozulduğunu,bağışıklık sisteminin çöktüğünü mikropların saldırısına ve işgaline maruz kaldığımızı dünya alem biliyor.
:
Probiotikleri spontane olarak aldığımız doğal floranında kaynak olarak kuruduğunu şimdi farkına vardık.
.
BİTKİLERDEKİ PROBİOTİKLER ÖLDÜRÜLÜYOR.
Bitkilerin dokularında bileşikler halinde bulunan probiotik bakterileri ya doğrudan ya da işlenmiş olarak ta olsa bitkilerle beslendiğimizde
alıyorduk.
Hayvanların özellikle sütünden yararlandığımızda probiotiklerden ölü veya diri yararlanıyorduk.
.
Toprağa atılan kimyasal gübrelerle, zararlılara karşı diye atılan kimyasal ilaçlarla,uzun yolculuklara dayansın diye önce üzerlerine sonra dokularına daha sonra genlerine enjekte edilen kimyasal maddelerle probiotiklerin tamamen öldürüldüğünü öğrenme zamanı geldi.
.
Bu bitkilerden beslenen tüm canlılar özellikle arılar yok olmaya başlamıştır.Börtü böcek dediğimiz canlı yaşamı aktaran ve yayan tüm canlı varlıklar kimyasallar tarafından yok ediliyorlar.
Onların beslenmelerine ve bağışıklık sistemlerinin dirençli olmasına yarayan probiotik bakteriler kalmıyor.
.

Her ne kadar organik tarım ile bunun önüne geçilse de genetik müdahalelere bunun gücünün yetmediğini çok iyi anlıyoruz.
.
Bir ülke toprağında GDO lu ürün ekilmeye başlandı ise sıçramalarla GDO lu polenlerin organik tarım yapılan topraklara ulaştığını,kimyasal ilaçların kalıntılarının havadan organik tarım yapılan yerlere bulaştığınında farkına vardık.
.
DÜNYADA BÜTÜN CANLILAR TEHDİT ALTINDA
Probiotikler dünyadaki canlı popülasyonun dengesini olumlu yönde
etkilerken bu denge şimdi bozulmuş durumda.
.
Bizi bekleyen tehlike bir nükleer savaştan veya meteor çarpmasından çok daha vahim bir noktadadır.
.
Bütün insanlığın geleceği tehlike altındadır.
Bütün canlı yaşamın yok olacağı ,dünyanın yok oluşuna doğru bir devinim içindeyiz.
.
KİMYASALLARIN HEPSİ ZEHİRDİR.
Kimyasalları göklere çıkaran ,doğal gıdaların en nitelikli alternatifi olarak gören kapitalist üreticiler doymak bilmeyen hırsları ile saldırıyorlar.
Çok büyük güçleri ile dünyada ele geçirilmedik hiç bir yer bırakmamak için ellerinden geleni yapıyorlar.
Hayatımızın her alanına giren ,bağırsaklarımıza ,dokularımıza ve hücrelerimize kadar ulaşan kimyasallar bizi hasta ediyor,süründürüyor ve daha sonra canımızı alıyor.
.
Bu ölüm makinesi olan kimyasallara karşı bizi yine kimyasallar ile iyileştirme hikayeleri uyduruyorlar.
İlaçlar,sentetik vitamin ve minaraller ile yapay antioksidanlar ile beslenmeyi teşvik ediyorlar.
Bunuda allayıp pullayarak ,bizi gönüllü tüketime yönlendiriyorlar.
.
REDDETMEK
.
Buna karşı çıkmanın tam zamanıdır.
Doğal kalabilen ne varsa onu değerlendirmeli ve tüketmeliyiz.
Eğer doğal beslenirsek sağlıklı kalabiliriz.
Yoksa hastalıkların pençesinde acı çekerek yaşamımız zehir olacak.
.
Endüstriyel işlem görmüş ,içeriğine koruyucu ve katkı maddesi olarak kimyasallar katılmış olan gıdaları tüketmeyi reddetmeliyiz.
.
Geleneksel sağlıklı gıdalarımıza sahip çıkarak onları unutturmamalıyız.
:
Probiotik içeriklerde olan tüm fermente gıdalarımızı yaşatmalı ve zenginleştirmeliyiz.

 

Haydar YILMAZ
Araştırmacı Yazar

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git